ISSN: 2149-2417
Sayı : 22 / Nisan - 2022

Sayı : 7 / Nisan - 2017


HAKEMLİ MAKALELER /REFEREED ARTICLES
1.
YÜKSELEN EKONOMİLERDE BÜYÜMEDEN YOKSULLAR DA FAYDALANIYOR MU?
Dr. Ergül HALİSÇELİK

ÖZ:

Dünya’da bir taraftan giderek artan zenginlik gözlenirken, diğer taraftan ise şiddetli ve geniş çaplı bir yoksulluk yaşanmaktadır. Son zamanlarda, ülkelerin kalkınma sürecinde ekonomik büyüme performansları ve kişi başına gelir düzeyleri önemli olmakla birlikte, bu gelirin nasıl dağıldığı, büyümenin yoksullara da yansıtılıp yansıtılmadığı, insanların kaliteli eğitim fırsatlarına sahip olmaları, uzun ve sağlıklı yaşam sürdürebilmeleri, cinsiyet eşitliği, özgürlük vb. kalkınma göstergeleri de önemle vurgulanmaktadır. Bu hususlar son dönemlerde ulusal ve uluslararası kuruluşların da ilk gündem konularından birisini oluşturmaktadır.

Toplumun büyük kesiminin ekonomik büyüme ve kalkınmadan yeteri derecede faydalanamaması ve yoksul kesimlerin ekonomik büyüme ile ters orantılı olarak gelir düzeylerinin düşmesi ya da ortalama artışın altında yükselmesi, ekonomik büyümenin ve kalkınmanın sürdürülebilirliğini de tehlikeye atmaktadır.

Bu çalışmada, yoksulluk ve kalkınma olgusu çok boyutlu bir perspektifle, yoksulların önceden belirlenmiş kriterlere göre büyümeden daha çok faydalanmasını, sadece ekonomik büyümeyi yeterli bulmayıp, büyümenin gelir dağılımına etkisi üzerinde odaklanarak yoksulluğu azaltan, Yoksul Odaklı Büyüme (YOB1) çerçevesinde analiz edilmiştir. Çalışmada ekonomik büyüme, gelir dağılımı, yoksulluk ve kalkınma göstergeleri arasında bir korelasyonun varlığı ortaya konulmuştur. Başta Türkiye olmak üzere yükselen ekonomilerde, YOB’nin ölçülmesi için bir yöntem geliştirilmiş ve ülkelerin YOB konusundaki performansları ölçülmüştür. Böylece analize konu yükselen ekonomilerde büyümenin yoksul odaklı mı yoksa yoksullaştıran büyüme mi olduğu test edilmiş ve yükselen ekonomiler için, faydalı ve uygulanabilir önerilere yer verilmesi amaçlanmıştır.



Anahtar Kelimeler : Yoksul Odaklı Büyüme, Kalkınma, Yoksulluk, Eşitsizlik, Yükselen Ekonomiler.
ABSTRACT:

Although, growing wealth has been observed on one side of the world, there has been severe and widespread poverty on the other side. While the economic growth performances and per capita income levels of the countries have been important in the development process of the countries, recently but also it has been emphasized the importance of some development indicators such as how the income is distributed, whether the growth is reflected in the poor, the people have quality education opportunities, long and healthy life, gender equality. These issues have recently been one of the first agenda items of the national and international organizations.

The fact that the majority of the population cannot benefit enough from economic growth and development and the income levels of the poor are inversely proportional to the economic growth or the increase below the average growth rate is also jeopardizing the sustainability of economic growth and development.

In this article, poverty and development have been analyzed within a multi-dimensional perspective of Pro-Poor Growth (PPG): in which incomes of poor people grow faster than those of the population as a whole in accordance with pre-set criteria, focusing on not only the effect of economic growth but also on income distribution to reduce poverty. In the study, the correlation among economic growth, income distribution, and poverty and development indicators has been examined. On the other hand, in emerging economies, particularly in Turkey, a method for measuring the PPG has been developed and the performance of the countries in the PPG issue has been measured. So, it has been tested whether the growth in analyzed emerging economies is Pro-Poor or Immiserizing Growth. Finally it has been intended to give useful and applicable recommendations for emerging economies.



Keywords : Pro-Poor Growth, Development, Poverty, Inequality, Emerging Economies.

2.
TÜRKİYE’DE EMEKLİLİĞE YÖNELİK TUTUMLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Arş. Gör. Burcu Özdemir OCAKLI

ÖZ:
Değişen demografik yapı ve sağlıklı yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, hem emeklilik yaşı hem de emekli sayısı giderek artmaktadır. Bu durum zaman içinde emekliliğe olan bakış açısını da değiştirmektedir. Emeklilik hakkındaki tutumlar hem emeklilik davranışlarına ışık tutmak açısından hem de emeklilik ve sosyal güvenlik politikalarını düzenlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Küresel Yaşlanma Anketi kullanılarak hazırlanan bu makalenin amacı, Türkiye’de çalışan ve emekliliği yaklaşmış bireylerin emeklilik hakkındaki görüş ve tutumlarını değerlendirmektir. Bulgular, katılımcıların emekliliğe psiko-sosyal açıdan olumlu baktığını, ancak emekliliğin oldukça önemli bir kısım katılımcı arasında korku ve endişe yarattığını (yüzde 24), neredeyse yarıya yakın katılımcının (yüzde 44,6) ise zaman geçirmekte zorlanacağını düşündüğünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, emeklilikte hayatı anlamsız bulacağını düşünenlerin oranı yüzde 29,5, hiçbir statüsü bulunmayacağını düşünenlerin oranı da yüzde 43,6’dır. Katılımcıların maddi açıdan beklentileri değerlendirildiğinde, yaşam standardının daha kötü olacağını düşünenlerin oranı yüzde 31,8, maddi endişe duyanların oranı ise yüzde 48 olarak ortaya çıkmıştır. Bu durum emeklileri maddi ve psiko-sosyal açıdan destekleyecek politikaların gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler : Emeklilik, Tutum, Türkiye.
ABSTRACT:
With the changing demographic structure and increasing healthy longevity, both the retirement age and the number of retirees are on the rise. This situation also affects the way that the workers perceive the concept of retirement. Attitudes towards retirement are significant both for shedding light on the retirement behavior and modifying social security and retirement policies. Employing the Turkish Leg of Global Ageing Survey, this article aims to evaluate the attitudes of workers towards retirement. It turned out that the participants in the study were psycho-socially in favor of retirement, but that retirement caused fear and anxiety among the most important participants (24%) and that almost half of the participants (44,6%) had difficulty spending time on their own. In addition, 29,5% think that they will feel that life is meaningless in retirement, and 43,6% will think that they will not have any status. When participants’ financial expectations were evaluated, it is found that 31,8% of the respondents thought that the standard of living would be worse, and 48% of them stated being worried about their financial situation after retirement. This situation necessitates the introduction of policies to support pensioners both financially and psychosocially.

Keywords : Retirement, Attitudes, Turkey.

3.
TÜRKİYE’DE KADINLARIN ENFORMEL ÇALIŞMASI VE İŞGÜCÜ PİYASALARINDAKİ KONUMU
Yrd. Doç. Dr. Gökçe CEREV / Arş. Gör. Sera YILDIRIM

ÖZ:

Kadının çalışma hayatında kendine yer bulması ve ekonomik hayata katılımı, enformasyon toplumunun getirdiği bir yenilik değildir. İlkel toplumlardan günümüz toplumuna kadar kadın, çalışma hayatı içinde kendisine her zaman yer bulmuştur. Bu durum, kadının, geçmişte olduğu gibi günümüzdeki ekonomik yapının da etkili parçalarından birisi olmasını sağlamıştır. Kadınların çalışma hayatında elde ettikleri istihdam oranları, ekonominin gelişmesi ve iktisadi kalkınmanın sürdürülebilmesi açısından önemli bir noktada yer almaktadır. Kayıt dışı ekonominin günümüzde çalışma hayatına bir yansıması olarak kabul edilen enformel çalışma şekli, toplum içerisinde önemli etkilere neden olmaktadır. Enformel çalışma şekli günümüzde toplumların gelişerek ilerlemesinin önündeki büyük bir engeldir. Enformel çalışmadan etkilenen bir kesim de kadın çalışanlardır. Türkiye’de dünya geneli ile kıyaslandığında, kayıtlı kadın istihdam oranlarının düşük oranlarda çıkmasında, kadınların enformel çalışması da önemli bir sebeptir. Ülkemizde kadınların enformel çalışma oranları, erkeklere göre daha yüksek düzeylerde oluşmaktadır. Kadın işgücünün çalışma hayatında kendisine yer arama isteği ile yaşanan dönüşümlerden etkileniş biçimi ve kadın çalışanların mevcut durumunun analiz edilmesi, enformel çalışmanın ortaya çıkardığı sorunların çözümüne ışık tutacaktır.

Bu çalışmada, konu ile ilgili literatür taraması yapılmış ve temel olarak TÜİK ile Sosyal Güvenlik Kurumu verileri kullanılmıştır. Bu verilere bağlı olarak, Türkiye’de kadın işgücünün genel profili ortaya konulmuş, kalkınma ve refah açısından kadın istihdamının önemli olduğu ve özellikle enformel çalışmanın kadınlarda yarattığı olumsuz durumlar araştırılarak, kadınların enformel çalışmasının azaltılması için çözüm yolları sunulmuştur



Anahtar Kelimeler : Kadın, Çalışma Hayatı, İstihdam, Enformel Çalışma.
ABSTRACT:

It is not an innovation of the information society that women have found place for themselves in the work life and in the world of economy. Since the primitive societies until today’s modern society, women have always been involved in the work life. This helped women to become one of the most important elements of today’s economic structure, just as in the past. The ratio of women’s employment is significant for the development of economy and for the continuity of economic growth. Informal working, which is deemed to be the reflection of the informal economy on today’s work life, has important impacts on society. Informal working is a big obstacle preventing the development of societies today. Women employees are among the groups that are influenced by informal working. Informal working of women is a significant factor causing the low ratios of formal employment in Turkey compared to other countries in the world. The ratio of informal working of women in our country is higher than the ratio of men. Women’s desire to be involved in the work life, the effect of transformations on them and analysis of the status of women employees would shed light upon the resolution of the problems caused by informal working.

In this research, relevant literature was reviewed and the data of the Turkish Statistical Institute and Social Security Institution were mainly used. In parallel with these data; the general profile of women’s labour power was revealed out, significance of women’s employment for development and welfare was emphasized, negative impacts of informal working on women were analysed and solutions were offered for the minimization of informal working of women.



Keywords : Women, Work Life, Employment, Informal Working.

4.
KAMUDAKİ ALT İŞVERENLERİN KAMU İŞVEREN SENDİKALARINI YETKİLENDİRMELERİ, ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR VE ÇÖZÜME YÖNELİK BİR DEĞERLENDİRME
Dr. Şerefettin GÜLER

ÖZ:
Kamuda istihdam edilen alt işveren işçilerinin sendikalaşması ve yetkili işçi sendikalarının bu işçiler adına toplu iş sözleşmesi imzalamalarının önünde büyük engeller bulunmaktaydı. 6552 sayılı Kanundan önce imzalanan toplu iş sözleşmeleri de mevzuattan dolayı uygulanmamaktaydı. Bu engelleri ortadan kaldırmak için 6552 sayılı Kanun ile yeni bir düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile alt işverenlerin kamu işveren sendikalarını yetkilendirmeleri ve bu Kanuna dayanarak yetkili işçi sendikalarının kamu işveren sendikaları ile toplu iş sözleşmesi imzalamalarına imkân tanınmıştır. Ancak bu düzenleme birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Yetkilendirmenin mevzuata uygun nasıl yapılacağı, bu süreçte yaşanan sorunlar ve kamudaki alt işveren işçilerinin kadroya alınması ile ilgili alternatif çözüm önerileri bu yazıda ele alınmıştır.

Anahtar Kelimeler : Toplu İş Sözleşmesi, Alt İşveren, Kamu İşveren Sendikası, Yetkilendirme, 6552 sayılı Kanun.
ABSTRACT:
There were major obstacles to the unionization of sub-contractor workers employed in the public sector and the signing of collective bargaining agreements by authorized trade unions on behalf of these workers. Collective agreements concluded before the Law No. 6552 were not implemented due to the legislation. A new regulation has been introduced with the Law No. 6552 to remove these obstacles. This arrangement allows sub-contractors to authorize public employers’ unions and, based on this Law, authorized trade unions sign collective agreements with public employers’ unions. However, this regulation brought many problems. It is discussed in this article how to make the authorization properly in legal sense, the problems experienced in this process, and the alternative solutions such as employment of sub-contractor workers as permanent employees in the public sector.

Keywords : Collective Agreement, Sub-Contractor, Public Employer Union, Authorization, Law No. 6552.

5.
TÜRKİYE’DE ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI VE GEÇİCİ İŞÇİLİK HAKKINDA SENDİKAL AÇIDAN BİR DEĞERLENDİRME
Doç. Dr. Erdem CAM

ÖZ:
Bu makalede profesyonel sendikacıların ve sendika uzmanlarının Türkiye’de özel istihdam büroları ve geçici işçilik uygulaması ile ilgili mevzuat hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırma, bir kısmı tesadüfi olarak bir kısmı da endüstri ilişkileri konusundaki çalışmaları esas alınarak seçilen sendika temsilcileri ve bu temsilcilerin yönlendirdiği uzmanların görüşleri üzerinden yürütülmüştür. Bulgular, araştırmacı tarafından geliştirilen “Derinlemesine Mülakat Formu” ile toplanmış, elde edilen görüşler getirilen eleştiriler ve öneriler çerçevesinde oluşturulan kategorik bir sınıflandırma içinde sunulmuştur. Sendikalar perspektifinden özel istihdam hizmetlerine ilişkin görüşlerin tespiti esnasında altı sendika temsilcisi ve dört uzman ile görüşülmüş olup, istihdam aracılık faaliyetlerinin özel sektör eliyle yürütülmesine ağırlıklı olarak eleştiriler getirilmiştir. Eleştirilerin kaynağında, istihdam aracılık faaliyetinin sosyal devletin gereği olarak kamu hizmeti olması gerektiği ve bu sistemin işgücünün sömürülmesine zemin hazırlayabilecek bir yapıda olduğu noktaları gelmektedir.

Anahtar Kelimeler : Özel Istihdam Bürosu, Istihdam Aracılığı, İşe Yerleştirme, Geçici İşçi, Sendikal Perspektif.
ABSTRACT:
In this article, the views of professional trade unionists and trade union experts concerning the legislation on private employment agencies and temporary employment practice in Turkey are examined. The research was conducted on the basis of the opinions of some trade union representatives selected randomly and some selected with respect to their studies on industrial relations, and also the views of experts referred by these representatives. Findings were gathered with the “In-Depth Interview Form” developed by the researcher, and the opinions obtained were presented in a categorical classification within the framework of the critiques and suggestions made. Six union representatives and four specialists were interviewed during the identification of opinions on the private employment services from the trade union perspective, employment mediation activities being carried out by the private sector has been mainly criticized. The reason for this criticism is the point that employment mediation activity should be a public service as a requirement of the social state and that the private sector system has a structure that may result in the exploitation of the labour force.

Keywords : Private Employment Agency, Employment Mediation, Placement, Temporary Labour, Trade Union Perspective.

6.
TİCARİ ŞİRKETLERİN YAPI DEĞİŞİKLİĞİ SONUCUNDA İŞ İLİŞKİSİNİN GEÇMESİ: “İŞÇİNİN İTİRAZ HAKKI”
Arş. Gör. Recep ÇAKRAK

ÖZ:
Ticari şirketler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yapı değişikliğine gidebilir. Ticari şirketlerde yapı değişikliği, birleşme, bölünme ve tür değiştirme şeklinde gerçekleşir. Söz konusu yapı değişikliği, işçilerin iş sözleşmelerine etki etmektedir. Buna ilişkin düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu m.6’da yer almaktadır. İş sözleşmesinin yeni işverene geçişi bağlamında, işçiye tanınan bir hak olarak “itiraz hakkı” düzenlenmiştir. Buna ilişkin düzenleme ise TTK. m.178’de yer almaktadır. Çalışmamızda, ticari şirketlerin yapı değişikliğine bağlı olarak işçinin itiraz hakkı irdelenecektir. Söz konusu husus, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde irdelenecektir.

Anahtar Kelimeler : Birleşme, Bölünme, Tür Değiştirme, İşçi, İşveren, İş Sözleşmesi.
ABSTRACT:
Commercial companies may undergo a change of structure in accordance with the provisions of the Turkish Commercial Code (Law No.6102). Structure amendment in trading companies takes place in the form of merger, division and type change. This structural change affects workers’s employment contracts. The provision related to this issue is included in the Labor Act (Law No.4857) article 6. The worker has a “right of appeal”. The provision related to this issue is included in the TTK. art.6. In our work, the rights of the workers to appeal will be examined depending on the structure change of the commercial companies. This issue will be examined under the Turkish Commercial Act (Code No.6102) and The Labour Act (Code No. 4857).

Keywords : Merger, Division, Change of Type, Worker, Employer, Employment Contract.

SÖYLEŞİ/INTERVIEW
7.
SÖYLEŞİ
Celal TOZAN


DAVET YAZILARI/NOT PEER REVIEWED ARTICLES (SPECIAL)
8.
WASHINGTON VE POST-WASHINGTON UZLAŞMALARI ÇERÇEVESİNDE NEOLİBERALİZMDE DEVLETİN ROLÜ
Yrd. Doç. Dr. Orhan ŞİMŞEK

ÖZ:
Yirminci yüzyılın son çeyreği itibariyle ekonomi politikalarının hakim yüzü olan neoliberalizm ile birlikte, devletin ekonomideki rolü yeniden tartışma konusu haline gelmiştir. Bu tartışma, çeşitli gelişmeler ve görgül deliller çerçevesinde neoliberalizm içerisinde sürmüştür. Dolayısıyla, neoliberal küreselleşme dönemi olarak adlandırılabilecek süreçte, devletin rolü Washington ve Post-Washington Uzlaşmaları çerçevesinde tanımlanmıştır. Bu çalışmada, söz konusu uzlaşmalar çerçevesinde neoliberalizmde devletin rolü incelenecek olup, günümüz dünyasında yükselen devlet kapitalizmi uygulamalarını anlamak bağlamında bir arka plan oluşturulmaya çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler : Neoliberalizm, Devlet, Washington Uzlaşması, Post-Washington Uzlaşması.
ABSTRACT:
As of the last quarter of the twentieth century, neoliberalism, the dominant face of the economy policies, has become an issue of debate about the role of the state in the economy. This debate is driven by neoliberalism within the framework of various developments and empirical evidences. Thus, the role of the state in the period of neoliberal globalization is defined in the framework of Washington Consensus and Post-Washington Consensus. In this work, the role of the state in neoliberalism will be examined in the context these consensus and a background will be tried to be understood in the context of understanding the rise of state capitalism in today’s world.

Keywords : Neoliberalism, State, Washington Consensus, Post-Washington Consensus.

9.
ALPHONSE DAUDET: İŞ DÜNYASINA YÖNELİK BELİRSİZ BİR BAKIŞ
Colette BECKER / Çeviri: Arş. Gör. Bekir GÜZEL


Türk Metal Sendikası