ISSN: 2149-2417
Sayı : 21 / Aralık - 2021

Sayı : 21 / Aralık - 2021


HAKEMLİ MAKALELER /REFEREED ARTICLES
1.
BİREYSEL VE TOPLU İŞ HUKUKU UYGULAMALARINDAN ÖRNEKLERLE ÇALIŞMA HAYATINDA İLETİŞİMİN ÖNEMİ
IMPORTANCE OF COMMUNICATION IN WORKING LIFE WITH EXAMPLES OF INDIVIDUAL AND COLLECTIVE LABOR LAW PRACTICES
Zeynep ALANKUŞ / İbrahim ÇETİN

ÖZ:
Çalışmak, kişisel bir hak ve insani bir gereksinim olsa da sorunlar ve çıkar çatışmaları çerçevesinde en ince ayrıntısına kadar yasal zemine oturtulmaya çalışılarak disipline edilmiş ve algısal yönden zorlukları çağrıştıran bir kavrama dönüşmüştür. Çalışma hayatında hukukî altyapıyı güçlendirmek için sürekli mevzuat düzenlemeleri yapılmakta ve idari müdahaleler gündeme gelmektedir. Bu durum herkes için erişilebilir ve sürdürülebilir olması beklenen çalışma hayatını güç şartlar altında elde edilen ve sıkı sıkıya korunması gereken ve dolayısıyla sosyal ilişkilerinin geri plana itildiği bir mücadele sahasına dönüştürmüştür. Böylesine rekabetçi ve kontrolcü bir sahada, çalışanların kendilerini doğru ifade edebilmelerinden iş verimliliğinin yükseltilmesine, kurum kültürünün pekiştirilmesinden iş barışının sağlanmasına kadar pek çok konuda iletişimin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu makalede, hem işçiler hem de işverenler açısından “nasıl bir iletişim kurulursa çalışma hakkı en tatmin edici düzeyde gerçekleştirilmiş olur” sorusunun cevabı irdelenecektir. Söz konusu irdeleme, bir başka yönüyle de iletişim biliminin çalışma hayatına katkısını masaya yatırmış olacaktır.

Anahtar Kelimeler : : Çalışma Hayatı, İş Hukuku, İş Barışı, Etkili İletişim, Etkisiz İletişim.
ABSTRACT:
Although working is a personal right and a human need, it has been disciplined by trying to put it on a legal scope to the thinnest details within the framework of problems and conflicts of interest and has turned into a concept that evokes difficulties in terms of perception. In order to strengthen the legal basis in working life, legislative arrangements are made frequenty and administrative interventions are brought to the agenda. This situation has converted the working life which is expected to be accessible and sustainable for everyone, into a field of struggle which is achieved under difficult conditions and must be strictly protected and thus social relations are pushed into the background. In such a competitive and controlling area, the importance of communication emerges in many subjects, from the ability of employees to explain themselves correctly to increasing work efficiency or from to reinforcing corporate culture to ensuring work peace. In this article, the answer to the question “how can a communication be established, the right to work will be realized at the most satisfactory level” will be examined for both workers and employers. The aforementioned examination in another aspect will discuss the contribution of communication science to working life.

Keywords : Working Life, Work Peace, Labor Law, Effective Communication, Ineffective Communication.

2.
ÇAY HASADINDA ULUSLARARASI İŞGÜCÜ GÖÇÜ: PANDEMİ ÖNCESİ ARTVİN İLİ ÖRNEĞİ
INTERNATIONAL LABOR MIGRATION IN THE TEA HARVEST: THE CASE OF ARTVIN BEFORE THE PANDEMIC
Öğr. Gör. Hasan ASLAN

ÖZ:
Mevsimlik işgücü göçü, özellikle sınır bölgelerinde ulus devlet sınırlarını aşan boyutlara ulaşabilmektedir. Gürcistan’dan Türkiye’ye çay hasadı için göç eden işgücü bu göç türüne bir örnektir. Mevsimlik Gürcü işgücü göçünün karakteristik özellikleri çoğunlukla düzensiz, döngüsel ve geçici olmasıdır. Bu araştırmanın amacı, sınır bölgesinde neden ve ne zamandır yabancı mevsimlik işgücüne ihtiyaç duyulduğunu saptamaktır. Araştırma amacına ulaşmak için on çay üreticisi (işveren) ve dokuz Gürcü çay işçisi ile derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Hopa’da yapılan bu görüşmeler dışında Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi’de işçilerin evleri, toplanma yerleri ve çay tarlalarında gözlemler yapılmıştır. Bulgular, çay üreticilerinin ekonomik refah artışıyla birlikte çay hasadında işgücü talep etmesi ve SSCB’nin dağılmasından sonra Gürcistan’da yaşanan ekonomik sorunlara bağlı olarak mevsimlik işgücü arzının artmasının birbirine sıkı şekilde bağlı olduğu yönündedir. Buna rağmen Gürcü işçiler, işgücü piyasasına yasal olarak girmemekte/girememekte ve düzensiz göçmen olarak istihdam edilmektedirler.

Anahtar Kelimeler : Uluslararası Mevsimlik Gürcü İşgücü Göçü, Çay Hasadı, Artvin.
ABSTRACT:
Seasonal labor migration can reach dimensions transcending the boundaries of nation state, especially in border regions. The labor migration from Georgia to Turkey for the tea harvest is an example of this migration type. The characteristic features of seasonal Georgian labor migration are often being irregular, circular and temporary. The purpose of this study is to determine why and when the foreign seasonal workforce is needed in the border region. In-depth interviews were conducted with ten tea garden owners (employers) and nine Georgian tea workers to achieve the purpose of the study. Apart from these interviews held in Hopa, observations were made in the houses of the workers, meeting places of the workers and tea fields in Hopa, Kemalpaşa and Arhavi. Findings suggest that tea producers are firmly depended on to the demand for labor in tea harvest with the increase in economic prosperity and the increase in seasonal labor supply due to economic problems in Georgia after the collapse of the USSR. Nevertheless, Georgian workers don’t/can’t legally enter the labor market and are employed as irregular migrants.

Keywords : International Agricultural Migration of Georgian Labour, Tea Harvest, Artvin.

3.
KENDİ HESABINA ÇALIŞMA: YENİ EĞİLİMLER VE SORUNLAR
SELF-EMPLOYMENT: NEW TRENDS AND PROBLEMS
Prof. Dr. Aysen TOKOL

ÖZ:
Kendi hesabına çalışma uzun bir geçmişe sahiptir. Ancak 1970’li özellikle 1980’li yıllarda çalışma hayatında yaşanan dönüşümle birlikte kendi hesabına çalışmanın yapısı önemli ölçüde değişmiş, kendi hesabına çalışma geçmişe göre daha da heterojen bir yapıya bürünmüştür. Son yıllarda birçok gelişmiş ülkede ücretli çalışma ile kendi hesabına çalışma arasında kalan gri alanda çalışanların sayısı artmış, kendi hesabına çalışanlar; gerçek kendi hesabına çalışanlar, bağımlı kendi hesabına çalışanlar, sahte kendi hesabına çalışanlar olarak sınıflandırılmaya başlanmıştır. Bu çalışma yeni eğilimler çerçevesinde; kendi hesabına çalışmayı farklı boyutları ile ele almayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler : Kendi Hesabına Çalışma, Bağımlı Kendi Hesabına Çalışma, Sahte Kendi Hesabına Çalışma, Gri Alan, Sendika.
ABSTRACT:
Self-employment dates back in time, however, its structure has changed significantly, starting from 1970s with the transformation experienced in working life, especially during 1980s and it has taken on a more heterogeneous structure regarding to its past. In recent years, the number of workers in many developed countries has increased in the grey area between paid work and self-employment and classifications such as genuine self-employed, dependent self-employed, bogus self-employed have appeared. This study aims to address self-employment comprising different dimensions, considering new trends.

Keywords : Self-Employment, Dependent Self-Employment, Bogus Self-Employment, Grey Area, Trade Union.

4.
SOSYAL GÜVENLİK REFORMU SONRASINDA 4/1-B’Lİ SİGORTALILAR VE SORUNLAR
INSURED PERSONS IN 4/1-B AND PROBLEMS IN THE POST-SOCIAL SECURITY REFORM PERIOD
Prof. Dr. Yusuf ALPER

ÖZ:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile hayata geçirilen sosyal güvenlik reformunun önde gelen gerekçelerinden birini farklı sosyal sigortalı grupları arasında sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri bakımından norm ve standart birliği sağlamak oluşturmuştur. Ancak, reform sonrasında geçen 13 yıllık süre, kendi adına bağımsız çalışanlar (4/1-b) bakımından genel sağlık sigortası dışında aksine bir sonuç doğurmuştur. Bugün gelinen nokta itibarıyla 4/1-b kapsamında sigortalılık ilişkisi üçüncü sınıf sigortalılık ilişkisi haline gelmiştir. Bu durum sürdürülebilir değildir. Bu çalışma, geçen 13 yıllık uygulamalar da dikkate alınarak bazı düzenlemelerle kendi adına bağımsız çalışanların durumlarının iyileştirilmesine yönelik önerileri dile getirmektedir.

Anahtar Kelimeler : Kendi Adına Bağımsız Çalışanlar, Sigortalılık İlişkisi, Sosyal Güvenlik Reformu, Prime Esas Kazançlar, Beyan Edilen Kazanç.
ABSTRACT:
One of the main reasons for the social security reform implemented by Social Security and General Health Insurance Law No. 5510 was to ensure the unity of norms and standards among different social insurance groups in terms of social security rights and obligations. However, after 13-year period of reform has produced a contrary result for self-employed people (4/1-b), except for general health insurance. Nowadays, the insurance relationship within the scope of 4/1-b has become a third class insurance relationship. This situation is not sustainable. This study expresses suggestions for improving the situation of self-employed people with some regulations by taking into account the practices of last 13 years.

Keywords : Self-Employed Workers, Insurance Relationship, Social Security Reform, Premium Based Earnings, Declared Earnins.

5.
SOSYAL PİYASA EKONOMİSİ DÜZENİNİN MUCİDİ ALFRED MÜLLER-ARMACK’IN ALMAN SOSYAL DEVLETİNİN OLUŞUMUNDAKİ BİLİMSEL KATKILARI
THE SCIENTIFIC CONTRIBUTION OF ALFRED MÜLLER-ARMACK, THE INVENTOR OF THE SOCIAL MARKET ECONOMIC ORDER, TO THE ESTABLISHMENT OF THE GERMAN SOCIAL STATE
Prof. Dr. Ali SEYYAR

ÖZ:
Almanya'daki sosyal piyasa ekonomisi, “Freiburg Okulu” olarak adlandırılan ordoliberalizmin üyeleri tarafından kararlı bir şekilde başlatılmış ve teorik olarak şekillendirilmiş olsa da, manevi akıl hocası ve öncüsü tartışmasız iktisatçı ve sosyolog Alfred Müller-Armack'dır. Ne var ki ekonomi düzenine dair politika konseptinin başarısı, sosyal devletin ve bunun yasal teorik temellerine yönelik ilginin arka plana itilmesine neden oldu. Bu bağlamda ordo-liberal ilkelerin uygulanmasında devletin müdahalesinin sosyal kapsamı ve yoğunluğu sorunu özellikle önem arz etmektedir. Müller-Armack’ın bizzat talep ettiği ekonomi düzeninin ve sosyal devletin karşılıklı bağımlılığı, şimdiye kadar sadece tekil yönleriyle tartışıldı. Bu çalışma, bu yaklaşımları genişletmeyi ve disiplinler arası bir analizle sosyal piyasa ekonomisi, sosyal devlet, hukuk ve anayasanın Müller-Armack'ın epistemolojik ve ekonomik temelinde bütüncül konseptinin ayrılmaz bileşenleri olarak önemini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda bu makalede Müller-Armack’ın sosyal piyasa ekonomisi konseptinden ne anladığı ve Alman sosyal devletinin oluşumundaki katkıları incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler : Ordoliberalizm, Sosyal Piyasa Ekonomisi, Sosyal Devlet, Sosyalizm, Sosyal Irenik, Para Reformu, Kartel Yasağı.
ABSTRACT:
Although the social market economy in Germany was decisively initiated and theoretically shaped by the ordoliberalism members of so-called “Freiburg School”, its spiritual mentor and pioneer is undisputed the economist and sociologist Alfred Müller-Armack. But the success of his economic policy concept made interest in its social state and legal theoretical foundations fade into the background. In this context, the question of the social extent and intensity of state participation in the implementation of ordo-liberal principles is of particular importance. The interdependence of the order of the economy and the social state, called for by Müller-Armack himself, has so far only been discussed in singular aspects. The present work aims to expand these approaches and to demonstrate in an interdisciplinary analysis the importance of the social market economy, social state, law and constitution as integral components of Müller-Armack's epistemologically and economically well-founded overall concept. In this direction, this article examines what Müller-Armack understands from the concept of social market economy and his contributions to the formation of the German social state.

Keywords : Ordoliberalism, Social Market Economy, Social State, Socialism, Social Irenik, Monetary Reform, Cartel Ban.

SÖYLEŞİ/INTERVIEW
6.
SÖYLEŞİ
INTERVIEW
Namık TAN


-
7.
Prof. Dr. Fevzi ŞAHLANAN



DAVET YAZILARI/NOT PEER REVIEWED ARTICLES (SPECIAL)
8.
NOBEL EKONOMİ ÖDÜLÜ
NOBEL ECONOMICS PRIZE
Dr. Güven SAVUL

ÖZ:
Bu metinde, 2021 Nobel Ekonomi Ödülü alan üç araştırmacının kısaca özgeçmişlerine ve de çalışmalarına değinilmektedir. Üç araştırmacıdan ikisinin çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri disiplininden gelmesi dikkat çekicidir. Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri disiplininden gelen araştırmacılara bu ödülün verilmesi, egemen ana-akım bakış açısında bir politika ve anlayış değişikliğinin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.

Anahtar Kelimeler : Nobel Ekonomi Ödülü, Asgari Ücret, Sendikalaşma.
ABSTRACT:
This manuscript focuses on the curricula vitae and studies of three researchers, who were awarded as 2021 Nobel Prize Laureate in brief. It is remarkable that two out of these three researchers are from labour economics and industrial relations discipline. Awarding the researchers coming from labour economics and industrial relations discipline can be considered as the beginning of a policy and understanding shift in hegemonic mainstream perspective.

Keywords : Nobel Economics Prize, Minimum Wage, Unionization.

9.
İŞ İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ VE KIDEM TAZMİNATI
Prof. Dr. Fevzi ŞAHLANAN


BELGE METİNLER /TEXT DOCUMENTS
10.
TÜRKİŞ’İN I. GENEL KURULU (1952) VE MANEVİ EVLADI: TÜRKİŞ MUMCULAR
Tevfik Nejat KARACAGİL


Türk Metal Sendikası